![]() |
|
KAPANAN DÖNGÜDEN YENİ DÖNGÜYE: DELTOİD, KUTUPLAR VE DÖRT MEVSİM TEORİSİ - Yazdırılabilir Versiyon +- Raşit Tunca Forumu () +-- Forum: RAŞiT TUNCA (/forumdisplay.php?fid=576) +--- Forum: KAROGLAN RAŞiT TUNCA (/forumdisplay.php?fid=579) +---- Forum: Raşit Tunca Makaleleri (/forumdisplay.php?fid=583) +---- Konu: KAPANAN DÖNGÜDEN YENİ DÖNGÜYE: DELTOİD, KUTUPLAR VE DÖRT MEVSİM TEORİSİ (/showthread.php?tid=34942) |
KAPANAN DÖNGÜDEN YENİ DÖNGÜYE: DELTOİD, KUTUPLAR VE DÖRT MEVSİM TEORİSİ - Raşit Tunca - 09-26-2026 KAPANAN DÖNGÜDEN YENİ DÖNGÜYE: DELTOİD, KUTUPLAR VE DÖRT MEVSİM TEORİSİ Karoglan Raşit Tunca Makalesi Selamün aleyküm. Bir makalede daha beraberiz. Bu makalede; dünyanın ve gök cisimlerinin hareketlerinden yola çıkarak, mevsimlerin değişmesi, kutupların birleşmesi, bir döngünün kapanması ve ardından yeni bir döngünün açılması üzerine geliştirdiğim bir düşünceyi anlatacağım. Öncelikle şunu açıkça belirtmek isterim: Bu çalışma kesinleşmiş bir bilimsel bilgi değildir. Benim keşfi düşüncem ve ortaya koyduğum bir tez niteliğindedir. Bunun bilimsel olarak doğrulanması veya yanlışlanması için fizik, astronomi, kimya, biyoloji ve ilgili diğer bilim dalları tarafından incelenmesi gerekir. Dolayısıyla burada anlatılanları kesin bir hüküm olarak değil, üzerinde düşünülebilecek bir teori ve model olarak değerlendirmek gerekir. ZAMAN VE GÖK CİSİMLERİ ARASINDAKİ DÖNGÜLER Dünyamız kendi ekseni etrafında döner ve bu dönüşü bir gün olarak adlandırırız. Dünyamızın Güneş etrafındaki bir turuna ise bir yıl deriz. Ay'ın Dünya etrafındaki dönüşünü de yaklaşık bir ay olarak kabul ederiz. Buradan hareketle, gök cisimlerinin birbirleriyle olan hareketlerini farklı zaman ölçüleriyle karşılaştırmak mümkündür. Güneşimiz de içinde bulunduğu galaktik sistem içerisinde hareket etmektedir. Dolayısıyla Dünya'nın Güneş etrafındaki hareketi ile Güneş'in daha büyük ölçekteki hareketleri arasında bir iç içe geçmiş döngüler sistemi düşünülebilir. Ben bu sistemi, iç içe geçmiş halkalar veya matruşka bebekleri gibi düşünüyorum. İçteki döngü dıştakinden daha küçük, dıştaki döngü ise içtekini içine alan daha büyük bir döngüdür. Bu bakış açısından Dünya'nın Güneş etrafındaki hareketi, daha büyük kozmik hareketlerin içerisinde bulunan küçük bir döngü olarak ele alınabilir. İÇ İÇE GEÇMİŞ DÖNGÜLER VE KABE TAVAFI BENZETMESİ Bu sistemi daha kolay anlatabilmek için Kâbe'nin tavafını bir benzetme olarak kullanabiliriz. Tavafta merkeze yakın bir daire ile daha dışarıdaki bir daire aynı merkez etrafında dönmektedir. Benzer şekilde gök cisimlerinin hareketlerini de iç içe geçmiş döngüler şeklinde düşünmek mümkündür. Bu düşüncede Güneş'in kendi sistemi içerisindeki hareketleri bir döngüyü, Güneş'in daha büyük galaktik hareketi ise bundan daha büyük bir döngüyü temsil eder. Dolayısıyla küçük döngülerin büyük döngülerin içerisinde bulunması, kainattaki hareketlerin birbirinden bağımsız değil, birbirini kuşatan sistemler şeklinde düşünülebileceğini göstermektedir. DÖNGÜLERİN DARALMASI VE MEVSİMLER Benim üzerinde durduğum asıl nokta ise buradan sonra başlamaktadır. Döngülerin belirli bir yönde ilerlemesi sonucunda, Dünya üzerindeki mevsimsel sistemin de zaman içerisinde farklı bir geometrik görünüme dönüşebileceğini düşünüyorum. Bu düşüncede özellikle Oğlak ve Yengeç dönenceleri arasındaki geometrik ilişki önem kazanmaktadır. Bir döngünün dikey yönde yükselmesi veya ekseninin değişmesi, yatay düzlemdeki hareket alanının küçülmesine benzetilebilir. Bu nedenle her yeni döngüde, bir önceki döngünün biraz daha içerisine giren yeni bir yörünge meydana geldiğini düşünüyorum. Bunu yine iç içe geçmiş matruşka örneğiyle anlatabiliriz: Dıştaki şekil, içteki şekli kuşatır. Her iç şekil bir öncekinden daha küçük olur. Bu düşünceyi Dünya'nın mevsimsel sistemi üzerine uyguladığımızda, dört mevsimin zaman içerisinde farklı bir geometrik düzene dönüşebileceği fikri ortaya çıkmaktadır. “SEMAYI BİR ÖLÇÜ İLE YÜKSELTTİK” Kur'ân-ı Kerîm'de Rahmân Sûresi'nin 7. âyetinde şöyle buyurulur: وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ Ve's-semâe rafe'ahâ ve vada'al-mîzân. “Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.” Rahmân Sûresi, 7. Âyet Buradaki ölçü ve denge kavramı, benim kurduğum model açısından ayrıca dikkat çekicidir. Çünkü kainatta hareketlerin rastgele değil, belirli ölçüler ve dengeler içerisinde gerçekleştiği görülmektedir. Benim teorimde de döngülerin küçülmesi ve şekil değiştirmesi bir ölçü ve denge sistemi içerisinde ele alınmaktadır. ZİRVE NOKTASI VE MEVSİMLERİN BİRLEŞMESİ Bu düşüncenin devamında bir zirve noktası bulunmaktadır. Ben bu noktayı Solar Apeks, yani Güneş sisteminin veya ilgili hareket sisteminin bir tür zirve noktası olarak ele alıyorum. Eğer dört mevsimin oluşturduğu geometrik sistem giderek daralırsa, teorik olarak dört ayrı bölge birbirine yaklaşmaya başlayabilir. Böyle bir durumda:
Burada önemli olan şudur: Dört ayrı yönün tek bir merkez etrafında birleşmesi, geometrik olarak yeni bir durum meydana getirir. Bir cisme yatay olarak baktığımızda onun sağını, solunu, önünü ve arkasını ayırt edebiliriz. Fakat yukarıdan bakıldığında, üç boyutlu bir yapının görünümü farklılaşır. Benim teorimde zirve noktasına yaklaşılması da buna benzer bir dönüşüm olarak ele alınmaktadır. DÖRT MEVSİMDEN İKİ KUTUPLU BİR SİSTEME Bu noktada dört mevsim yerine iki temel durumun öne çıkabileceğini düşünüyorum. Bir taraf: Güneşe bakan yüz diğer taraf ise: Gölgeye kalan yüz olabilir. Böylece dört ayrı mevsimsel bölgenin yerine iki temel kutup ortaya çıkabilir: Güneş ve gölge. Aydınlık ve karanlık. Ön yüz ve arka yüz. Bu düşünce, teorinin ilerleyen bölümünde 1 ve 0 sembolleriyle ifade edilen başka bir modele bağlanmaktadır. GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kıyamet alametleri arasında güneşin batıdan doğmasından söz ettiği bilinmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'de En'âm Sûresi'nin 158. âyetinde de şöyle buyurulur: “Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı âyetleri geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye artık imanı fayda vermeyecektir. De ki: Bekleyin; biz de beklemekteyiz.” En'âm Sûresi, 158. Âyet Bu âyetin ardından hadislerde güneşin batıdan doğması kıyamet alametlerinden biri olarak açıklanmıştır. Ebû Zer (r.a.) tarafından nakledilen hadiste Resûlullah'ın (s.a.v.) güneşin hareketi hakkında şöyle buyurduğu aktarılır: “Bu güneş nereye gider bilir misiniz?” Sahabeler: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir.” dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) güneşin Arş'ın altında kendisine tayin edilmiş olan yere gidip secde ettiğini ve zamanı geldiğinde kendisine: “Kalk ve battığın yerden doğ.” denileceğini haber vermiştir. Böylece güneşin batıdan doğmasının, daha önce iman etmemiş kimseye imanının fayda vermeyeceği bir döneme işaret ettiği bildirilmiştir. (Müslim, 159/250) KUTUPLARIN BİRLEŞMESİ DÜŞÜNCESİ Benim teorimde burada farklı bir geometrik ihtimal ortaya çıkmaktadır. Eğer doğu ve batı kavramları geometrik olarak aynı noktaya yaklaşırsa, kuzey ve güney kavramlarının da aynı şekilde birbirine yaklaşması düşünülebilir. Böylece dört yönün iki temel kutba indirgenmesi fikri ortaya çıkar. Bir taraf: Güneş diğer taraf: Gölge olur. Bu durumda dört mevsimli sistemin de iki temel duruma doğru daraldığı bir model ortaya çıkar. Benim “kapanan deltoid” düşüncemin başlangıç noktası da budur. ÇÖKME, KAPANMA VE YENİDEN AÇILMA Buradan sonra teori daha farklı bir aşamaya geçmektedir. Bir döngünün tamamen kapanması: çökme, kapanma veya sıfırlanma şeklinde düşünülebilir. Bunun ardından ise yeni bir döngünün başlaması mümkündür. Bu düşünceyi 1 ve 0 sembolleriyle anlatabiliriz. Bilgisayar sistemlerinde 1 ve 0 nasıl temel iki durum olarak kullanılıyorsa, benim modelimde de: 1 = varlık 0 = yokluk şeklinde sembolik bir karşılık kullanılmaktadır. Böylece kainatın bir döngüsünün sonunda her şeyin sıfıra yaklaşması ve ardından yeni bir başlangıcın meydana gelmesi fikri ortaya çıkmaktadır. Buradaki 1 ve 0 kullanımı, öncelikle sembolik bir anlatımdır. Bunun fiziksel bir gerçeklik olup olmadığı ayrıca bilimsel olarak araştırılmalıdır. “KÂBE KAVSEYN” VE İKİ YAY Kur'ân-ı Kerîm'de Necm Sûresi'nin 9. âyetinde: فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ. “İki yay kadar, hatta daha da yakın oldu.” buyurulmaktadır. Necm Sûresi, 9. Âyet Burada “iki yay” ifadesi benim teorim açısından dikkat çekici bir geometrik sembol oluşturmaktadır. Çünkü iki yay birbirine yaklaştığında aralarındaki mesafe azalır. Bu nedenle teorideki iki kutbun birbirine yaklaşması düşüncesiyle “kâbe kavseyn” ifadesi arasında sembolik bir bağlantı kuruyorum. Ayrıca bu ifadenin geçtiği sûrenin adının Necm, yani “yıldız” olması da benim açımdan ayrıca dikkat çekicidir. Ancak bunun kesin bir bilimsel veya tefsirî sonuç olarak değil, teorinin içerisinde yapılan bir yorum olarak değerlendirilmesi gerekir. KAPANAN DELTOİD Şimdi teorinin asıl şekline gelelim. Dört mevsimi dört köşe olarak düşünelim. Bir kare veya dikdörtgenin dört köşesi, dört mevsimi temsil etsin. Bu şeklin içerisine iki çapraz çizgi çizdiğimiz zaman bir X şekli ortaya çıkar. Bu X şekli, dört köşenin merkezde birleşmesini sembolik olarak göstermektedir. Döngü devam ettikçe dıştaki dört köşe merkeze doğru yaklaşır. Böylece kare veya dikdörtgen giderek küçülür. Sonunda kenarlar merkeze yaklaşarak farklı bir geometrik yapı meydana getirir. Ben bu yapıya: Deltoid adını veriyorum. Yani teorimde dört mevsimli dış yapı zamanla kapanan bir geometrik sistem hâline gelir. Bu: Kapanan Deltoid olarak düşünülebilir. X ŞEKLİ VE YENİ DÖNÜŞÜM X şekli aynı zamanda dört yönün merkezde birleşmesini temsil eden bir sembol hâline gelmektedir. Bir eksenin kaybolması veya iki kutbun birleşmesiyle şeklin geometrisi daha da değişebilir. Böylece X biçiminden başka şekillere geçiş meydana gelebilir. Burada kromozomlar, yıldızlar ve diğer semboller arasında kurduğum bağlantılar ise teorinin sembolik bölümünü oluşturmaktadır. Özellikle X ve Y şekilleri üzerinden erkeklik, insan ve yıldız sembolleri arasında geometrik benzetmeler yapılabilir. Ancak bunların biyolojik olarak gerçekten aynı mekanizmanın parçaları olduğunu söylemek için bilimsel delil gerekir. Ben burada yalnızca şekiller arasındaki benzerliklerden hareketle bir model kuruyorum. İSA ALEYHİSSELÂM VE YARATILIŞ ÖRNEĞİ Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. İsa'nın (a.s.) mucizelerinden biri şöyle anlatılır: وَرَسُولاً اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنَ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْراً بِاِذْنِ اللّٰهِ... Hz. İsa (a.s.) şöyle bildirir: “Ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Size çamurdan kuş biçiminde bir şey yapar, ona üflerim ve Allah'ın izniyle kuş olur...” Âl-i İmrân Sûresi, 49. Âyet Buradaki temel mesele, insanın bir şekil meydana getirebilmesi ile o şekle gerçek hayat vermenin aynı şey olmamasıdır. İnsan şekli meydana getirebilir. Fakat hayatın kendisi Allah'ın yaratmasıdır. Bu açıdan bakıldığında şekil ile hayat arasındaki fark, teorinin “biçimin değişmesi” ile “varlığın yeniden başlaması” düşüncesine de sembolik bir bağlantı kurmaktadır. KARA DELİK VE DÖNGÜNÜN SONU Teorinin sonraki aşamasında ise yıldızların ve büyük kozmik yapıların dönüşümü üzerinde duruyorum. Bir yıldızın yaşamının son aşamalarında meydana gelen fiziksel olaylardan hareketle, bir döngünün sonunda kara delik benzeri bir kapanma düşüncesi kurulabilir. Burada erkeklik, dişilik, dönüşüm, başlangıç ve son gibi kavramlar da sembolik olarak kullanılmaktadır. Ancak bu bölümün de kesin bir astronomi veya biyoloji açıklaması olarak değerlendirilmemesi gerekir. Benim burada anlatmaya çalıştığım temel fikir şudur: Bir şekil kapanırken başka bir şeklin başlangıcı meydana gelebilir. Yani son ile başlangıç birbirinden tamamen ayrı olmayabilir. TÜRKİYE VE DÖRT MEVSİM MODELİ Şimdi teorinin Dünya üzerindeki karşılığına gelelim. Benim düşünceme göre kapanan deltoidin merkezinin Türkiye ile ilişkilendirilebileceği bir model ortaya çıkmaktadır. Türkiye'nin coğrafi yapısına baktığımızda farklı bölgelerinde farklı iklim özelliklerinin aynı ülke içerisinde bulunması dikkat çekmektedir. Örneğin: Doğu Anadolu'nun bazı bölgelerinde kış şartları ve kar görülürken, Akdeniz bölgesinde daha sıcak bir iklim yaşanabilmektedir. Karadeniz bölgesinde yağışlı ve yeşil bir iklim görülür. Ege'nin bazı kesimlerinde ise daha farklı, kuraklığa yakın veya geçiş özellikleri gösteren iklimler bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin farklı bölgeleri, sembolik olarak dört mevsimin farklı köşelerini aynı ülkenin içerisinde gösteren bir dikdörtgen gibi düşünülebilir. Bu benim teorimde önemli bir benzetmedir. Ancak bunun gerçekten kozmik bir geometrik döngünün merkezi olduğunu göstermek için ayrıca bilimsel veriler gerekmektedir. KAPANAN ESKİ DELTOİD VE AÇILAN YENİ DELTOİD Teorinin son aşamasında iki farklı deltoid düşünülmektedir. Birincisi: Kapanan eski deltoid. İkincisi: Açılan yeni deltoid. Eski deltoidin kapanmasıyla bir dönem sona ererken, yeni deltoidin açılmasıyla yeni bir dönem başlayabilir. Eğer bu düşünce doğruysa, yeni deltoidin merkezinde bulunan bölge tekrar farklı iklimlerin ve dört mevsimin bir arada yaşandığı bir merkez hâline gelebilir. Bu nedenle Türkiye'nin bu model içerisinde eski deltoidin merkezi olarak düşünülmesi ve yeni döngüde de benzer bir merkezî rol taşıyabileceği ihtimali üzerinde duruyorum. Fakat bunun kesin bir gelecek tahmini olmadığını tekrar belirtmek gerekir. Bu yalnızca benim ortaya koyduğum teorik modeldir. YENİ DELTOİD VE YENİ DÖNGÜ Eğer Rabbimiz insanlığa yeni bir döngü daha nasip ederse ve mevcut sistem tamamen sona ermezse, yeni deltoidin açılmasıyla birlikte yeni bir düzen meydana gelebileceğini düşünüyorum. Bu yeni düzen içerisinde: Dört mevsim yeniden belirginleşebilir. Yeni bir iklim dengesi oluşabilir. Eski döngünün kapanmasıyla yeni bir döngü başlayabilir. Ve yeni deltoidin merkezi, önceki döngüdeki merkeze benzer bir konum taşıyabilir. Benim teorimde bu yeni merkez, Türkiye'ye benzer şekilde dört mevsimin farklı özelliklerinin bir arada bulunduğu bir bölge olacaktır. SONUÇ Buraya kadar anlattığım düşünceyi kısaca özetlersek: Dünya, Güneş ve daha büyük kozmik sistemler iç içe geçmiş döngüler içerisinde hareket etmektedir. Bu döngüler geometrik olarak farklı biçimlerde düşünülebilir. Dört mevsim, dört yön ve dört köşe bir geometrik yapı olarak ele alınabilir. Döngünün daralmasıyla bu dört köşe merkeze doğru yaklaşabilir. Dört ayrı kutup iki temel kutba indirgenebilir. Bu süreç sonunda eski geometrik yapı kapanabilir. Ben bu kapanan yapıya: Kapanan Deltoid diyorum. Daha sonra ise yeni bir geometrik yapı ortaya çıkabilir: Açılan Yeni Deltoid. Bu da yeni bir döngünün başlangıcı olabilir. Türkiye'nin farklı bölgelerinde dört mevsimin ve farklı iklim özelliklerinin aynı ülke içerisinde bulunması da bu teori içerisinde dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirilmektedir. Fakat bütün bunların kesinleşmiş bilimsel gerçekler olduğunu söylemiyorum. Bu bir tezdir. Bu bir teoridir. Bu bir düşünce modelidir. Bilimsel olarak doğrulanabilir veya yanlışlanabilir. Belki benim göremediğim bir noktayı başka bir araştırmacı görebilir. Belki bu teorinin bir kısmı doğru, bir kısmı yanlış çıkabilir. Belki de tamamen farklı bir açıklama bulunabilir. Bütün bunlar mümkündür. Benim amacım, gördüğüm bağlantıları ortaya koymak ve üzerinde düşünülmesini sağlamaktır. Bu nedenle bu konuda farklı görüşlere de açığım. Bir kimse bu teorinin yanlış olduğunu düşünüyorsa, yalnızca “yanlış” demek yerine kendi açıklamasını ve kendi modelini ortaya koyarsa, mesele daha da anlaşılır hâle gelecektir. Çünkü hakikatin araştırılması, farklı düşüncelerin karşılaştırılmasıyla daha sağlam bir zemine ulaşabilir. Evet, makalemiz buraya kadar. Anlayan beri yakın gelsin. Vesselam. Karoglan Raşit Tunca Schrems, 9 Mayıs 2023 – Saat 09:25 RE: KAPANAN DÖNGÜDEN YENİ DÖNGÜYE: DELTOİD, KUTUPLAR VE DÖRT MEVSİM TEORİSİ - Raşit Tunca - 09-26-2026 MAKALENIN ORJINAL VERSIYONU Selamün aleyküm Bir makalede daha beraberiz Bu makalemizin ismi Kapanan Deltoid ve Açılan Yeni Deltoid ve 4 Mevsim ve Mevsimlerin Kısalması bu makalemizde mevsimlerin kısalması konusunu irdeleyeceğiz Bu kesin bir bilgi değildir, keşfi bir bilgidir ispatı fizik kimya biyoloji ister bir tez ya da teori kabul edilebilir Dünyamız ay ile birlikte güneşin etrafında dönmekte. işte biz "bir ay" dediğimiz zaman birimini, Ayın dünyamızın etrafındaki bir turuna Vermişiz. ve Dünyamızın kendi etrafındaki turuna da, "bir gün" demişiz, ve Dünyamızın güneşin etrafındaki turuna da "bir sene" demişiz. şimdi kıyas yaparsak, Ay'ın dünyanın etrafındaki dönüşüne ay dediysek, güneşimizin galaksideki bir ayı, bizim bir senemiz demek oluyor, çünkü Dünyamız, Güneşin etrafındaki, güneşin aylarından bir ay, 3. sırada yer alan bir ay, ve Eğer üçüncü sırada yer alanın bir ayı 365 gün ise, bunu dünyamaızın bir turu yani bir senesi olan 365 ile çarptığımız zaman, güneşimizin bir yılı tahmini olaraktan dünya yörüngesinden döndüğü zaman ki bir yıla eşit, fakat dünyamızın dışında, Ondan sonraki sırada, Mars, Jüpiter, Neptün, Uranüs, Satürn ve bir de Plüto, ve onun dışında bir de sınake var, Onun dışında bir tane de değişken yada geçişken elektron olan Halley Kuyruklu yıldızı var. Öyle olunca güneşimizin en dıştaki ay'ı Halley kuyruklu Yıldızı demek oluyor. Bu turu, Aynen Kabe'yi tavaf etmek gibi düşündüğümüz zaman, güneşimiz Kabe'yi içten tavaf edince, Merkür'ün turuyla tavaf etmiş oluyor üst galaksideki ana yıldızı, Eğer dış yörüngeden tavaf ederse, o da Halley kuyruklu yıldızının yörüngesinden tavaf etmiş olması lazım, Öyle olunca, Halley kuyruklu yıldızının Bir senesi, 83 yıl, Yani bir turu 83 yıl, bu güneşimizin en büyük ay'ı, Yani bizim 1 günümüz gibi, çünkü hallez bu turu güneş etrafında değilde dünya etrafında 83 senede atıyor, o yüzden bu 83 yıl, 1 gün gibi . ve bunu tahimini bir sene olan 365 ile çarpınca 30 küsür bin gibi bir sayı çıkıyor, yani 30.000 yıl bizim yıl ile güneşimiz Ana galaksideki ana Yıldızı etrafında bir tur atmış oluyor, bu ortalama olaraktan hesap, az veya biraz üstü biraz altı olabilir "ungafehr"~ işte şimdi oğlak dönencesinde ki vertikal yükselme sebebiyle, yengeç dönencesinin turu, Kabe'deki tavaftaki iç turlardan bir tur gibi hep küçülmekte, her sene yengeç dönencesi olduğunda, bir iç kulvardan dönülüyor, çünkü Oğlak dönencesinde bir yukarı çıkılmış oluyor ve kuran da buyuruyor ki Rabbimiz, Ayeti kerimede وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ Ve-ssemâe rafe’ahâ ve vada’a-lmîzân Buyuruyor Rabbimiz yani manası Sema'yı bir ölçü ile yükselttik. Rahmân Suresi 7. Ayet yani demin dediğiniz, Pisagor üçgeni gibi, her iç Tur bir küçük mamuşka diye tarif etmiştik önceki makalemizde, iç mamuşka dış mamuşkadan bir küçük, çünkü dış mamuşka onu sarmış Bürümüş örtmüş vaziyette. işte o yüzden Zirve noktaya varıldığı da, mevsimlerin bir noktada birleştiği, aynı anda yaz, aynı anda kış, aynı anda ilkbahar, aynı anda sonbahar, hepsi birlikte olan bir nokta, bu nasıl olabilir, 4 zıt bir anda olabilir mi? Bir nesneye horizontal, yani yatay olarak bakıldığında, sağı, solu, önü, arkası, altı, üstü vardır. fakat bir nesneye yukarıdan bakıldığın da düşünün ki, sadece bir nokta bu, bunun sadece önü ve arkası vardır, görünen yüzü ve görünmeyen yüzü. yani Öyle olunca işte Solar apeks, yani Zirve, tek bir nokta, orada sadece ön ve arka vardır, Bu ne demek olur, yani iki Mevsim, mevsimler dört değil artık, sadece iki mevsim olur, belki hafif gölge ve güneş gibi, çünkü Güneşe bakan yüz aydınlık, arkası karanlık olduğu gibi, ve her zaman gölge arkaya düştüğü için, güneş ve gölge, yahut ön yüzü veya arka yüzü. Hz Muhammed Bize bunu kıyamet alameti olaraktan tarif ederken güneşin batıdan doğması diye tarif etmiş Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı alametleri geldiği gün önceden iman etmemiş yahut imanında hiçbir hayır kazanmamış kimseye artık imanı fayda vermeyecektir! De ki, bekleyin biz de beklemekteyiz!” En’âm Suresi 158 Ebu Zer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir gün şöyle sordu: −“Bu güneş nereye gider bilir misiniz?” Oradakiler: −Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurdu: −“Bu güneş ta Arşın altındaki karargâhına varıncaya kadar gider ve secdeye kapanır. ‘Kalk da geldiğin yere geri dön’ deninceye kadar öylece kalır. Güneş de döner ve doğduğu yerden tekrar doğar. Sonra artık insanlar, ondan hiçbir şey gizlemez (yani her kötülüğü açıktan yapar) hale geldikleri zaman gelene kadar böyle devam eder. Nihayet güneş arşın altında karargâhına varır, ona ‘Kalk battığın yerden doğ’ denir. Güneş de batı tarafından doğar. Bu ne zamandır bilir misiniz? Bu, daha önce iman etmemiş yahut imanında hiçbir hayır kazanmamış kimseye o anki imanının fayda vermeyeceği vakittir!” Müslim 159/250 Batı ile Doğu eğer aynı nokta(Kutup) ise, o zaman Kuzey ile güneyde tek bir nokta (Kutup) olur, işte biri ön yüzü, biri arka yüzü olur, yahut da biri gölge, biri güneşe bakan yüzü olur. bu vertikal ilerleme sonucu olan, ve her vertikal ilerlemede, yengeç dönencesi, yani horizontal ilerlemenin çapının küçülmesi sebebiyle. Evet buraya kadar anlatabildiğimiz açıklık bu kadar Şimdi gelelim oraya Vardığımızda ne olacağına çökme ve kapanma Veyahut Daha sonrası bigbang büyük patlama ve dağılma Yokluk ve varlık ve bu "SPS" te dedik ki 1 ve 0 ile temsil edilir, Yine bilgisayar Matrix yazılımında bu kod olaraktan 1 ve 0'lardan veyahut doğru ve yanlışlardan ibarettir. İşte oraya Vardığımızda, kainatımızın ana serveri, dünyamiızı ilk olaraktan 1 ve 0 diye yazmaya başladığı yer. Çünkü ne dedik kutuplar birleşti, sadece iki kutup'a bindi, ve gölge veya Güneş, veyahut da gündüz veya gece diye tarif ettik. Yani iki Kutup, yani biri ve sıfır, gölge sıfır, Güneş Bir, yine gündüz Bir, gece sıfır şeklinde, yani varlığın yokluğa döndüğü, yokluktan da tekrar, varlığın başladığı, var yokların başladığı yer, Solar Apeks Kutup Yıldızı'nın olduğu yer. Galaksideki ana yıldız Merkez ya da galaksimizin kabesi kur'an-ı Kerim'de orayı Rabbimiz Kab el kavseyn فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın. Necm Suresi 9. Ayet Diye isimlendiriyor dikkat neden necm suresi yani YILDIZ? Buraya kadar anladığımız meselenin özü, bu devre sonundaki kapanış, yani sıfır ya da, "sıfırı tüketmek" diye bir deyim vardır, yani her şeyin sıfıra düşmesi 0 yokluk. işte o devreye girince Dünyamız zamanın sahibi olan, o devrenin sahibi olan peygamber, veyahutta İşte, bu peygamberlerden sonra Salih bir mümin (Bu günlerde O Hz Mehdi) o peygambere iman etmiş son Mümin kimsenin etrafında toplanan grup, ve o grubun oturdukları mekan ve memleket, işte aynı anda dört kutbun iki kutup'a düştüğü yer, bu horizontal bakışta dikdörtgen şeklinde, ya da kara şeklinde, Kabe küp ve kare şeklinde olduğu gibi dört köşe, dört mevsimi temsil eder, dikdörtgende de aynı şekilde, dört köşe dört mevsimi temsil eder, bunu karenın içine iki diagonal çizgi çizdiğimiz zaman, anlamış oluruz, karerın içindeki diagonal çizgi işte çizgileri birleştirdiğimiz zaman kutupların birleşmiş olması demek ve, Plus ve minus işareti, veyahut da x işareti şeklini alır, çünkü kareya diagonal çizgi çizince aslında yan duran bir x gibidir, ya da çarpma işareti, işte ana rahmindeki x kromozomu, işte aradıkları x bozunu tanrı parçacığı, ve karenin artık kenarlarının içe çökmesi ve çizgi halini alması, yani kutupların birleşmesi, güneşin battığı yerden doğması, artık kare değil x haline dönmesi, ve işte x kromozom, erkek, Hazreti Adem, insan, insan kromozomu, Bir bacağının eksilmesi ile olan işte X'in bir bacağı da gidince bu sefer Y halini alır yani Star yada Stern Yıldız, bu yükselme bir derece daha yükselince, önce mevsimler üçe biniyor, 3 Mevsim, Sonra artık var yok, bir bacak çekildi, bir bacak daha çekilince bu sefer fa şeklinde oluyor yani ve v harfi gibi, daha sonra bu deltoid halini alıyor, yani alt ve üst ve şeklinde iki eşkenar üçgen, alt üst halinde, yani illuminati simgesi gibi, وَرَسُولاً اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْراً بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْـيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ Verasûlen ilâ benî isrâ-île ennî kad ci/tukum bi-âyetin min rabbikum(s) ennî aḣluku lekum mine-ttîni kehey-eti attayri feenfuḣu fîhi feyekûnu tayran bi-iżni(A)llâh(i)(s) veubri-u-l-ekmehe vel-ebrasa veuhyî-lmevtâ bi-iżni(A)llâh(i)(s) veunebbi-ukum bimâ te/kulûne vemâ teddeḣirûne fî buyûtikum© inne fî żâlike leâyeten lekum in kuntum mu/minîn(e) Toprak veya camur veya Balçığı yoğurur, kuş şekline sokar, ona üflerim, Allah'ın izniyle kuş olur. Âl-i İmrân / 49 iyide Hz. isa sen çamurun dışını kuş şeklinde yaptın bunun içindeki ciğerini kim yaptı böbreğini kim yaptı onun içindeki çükünü amını spermayiı yumurtayı ve rahmi kim yaptı o zaman yumurta götte mi olur? kuşun veye tavuğun rahmin demi? kuşda am mı var göt mü? https://tiryakiboard.com/showthread.php?tid=20833 menepoz ve andrapoz yani kadının erkeğe dönmeye başlaması ve erkeğin de kadına dönmeye başlaması ve çorapi ters çeviripte giymek ve sondan başa baştan da sona doğru kara deliğe dönme erkek yıldızın andrapoz sonrası en sonunda si ki nin(penisinin) gidip çekilip delik halini alması kara delik yani sikin Penisin sik ve sperma yıldızın başlangıcı ve başlangıcın göt halini alması başın sona varması bazıların da göt deliği değil de iki delik, kara delik olan penis ile önceki göt deliği ile birleşiyor ve am deliği halini alıyor Deltoid yani işte Son deltoidin kapanmadan önceki yerdeki peygamber veya alimin olduğu ülke, yeni deltoitin Merkezi halinde, işte yeni Deltoid açıldığında, O ülkede aynı anda dört mevsim yaşanır bir iklim oluyor. bir dikdörtgen işte Türkiye'nin öyle olduğu, yani önceki kapanan Delta merkezinin Türkiye olduğu gözüküyor, dikdörtgenin dört köşesinde, mesela Artvin ve Kars'ta iklim soğukken, kar varken, Adana ve Mersin gibi Akdeniz'de, denize girilebiliyor, yaz mevsimi yaşanabiliyor, Karadeniz'de ise yağmurlu ve yeşillik, yani bahar mevsimi, hep bahar mevsimi, hep yeşil, Ege ve İzmir tarafları ise step iklimi, Dağlar ovalar kıraç'tır, yeşil değildir, çok az yeşillik vardır, Yani bir nevi sonbahar gibidir. O yüzden işte Son kapanan Deltoidin Türkiye olduğu, merkezin Türkiye olduğu gözüküyor. ve açıldığında aynı anda dört mevsim yaşanabilen, ve her mevsim en güzel şekilde yaşanan bir ülke olan Türkiye nin, eski Delta Merkezi olduğunu gösteriyor. Fakat şu anda ki döngü, o deltoidinde e artık kapana durumuna geldiği için, ve merkezi Peygamberimizin Mehdi'nin olduğu yer diye tarif ettiği için, ve Mehdi'nin de batıdan çıkacağını bildirdiği için, şu anda batıda bir yerde kutuplar birleşiyor olabilir. Bunu size video görselleri ile, resimlerle skizelerle anlattım, gösterdim, kimin yanında nerede olduğunu, oranın neresi olduğunu sizlere ikaz ettim, haykırdım, uyardım, çağırdım. işte kapanış buradan gerçekleşecek. ve yeni deltoid açıldığında da inşallah, tabi Eğer Rabbim tamamen kapatmaz ise, durum tüm sstemin kıyametine gitmezse, İnsanoğlu kazanabilirse, bir hak daha verirse Rabbim bize, bir döngü daha verirse bize, işte yeni deltoidin açıldığı merkez yer yine Burası olup, buradan açılan deltoid, önceki kara deliğin olduğu yer, aynı Türkiye gibi Dört mevsimin dört İklimin en güzel şekilde yaşandığı yer olacak inşallah, Bu bir tez ve teoridir, aksini ispat etmek isteyenler görüşlerini bildirebilir, tezimizi iptal etmek için, kendi tezlerini ortaya atabilirler, kesinliği Garanti içinde değildir, yalanlanabilir, yanıltılabilir, değiştirilebilir, benim belki görmediğim bir noktayı daha iyi görüp, bazıları bunu daha iyi görüp de, düzeltmek isteyebilirler, Bu konuda da görüşlerinizi açıgım Evet makalemiz buraya kadar Anlayan beri (yakin) gelsin vesselam vesselam Bu Bir Karoglan Raşit Tunca makalesidir Schrems ilçesi 9 Mayıs 2023 Saat sabah 9.25 |